KURULUŞ YILI             :1858 

NÜFUSU                        : 28.434 

YÜZ ÖLÇÜMÜ(Km²)   : 1180 

BELEDİYE SAYISI      : 4 

KÖY SAYISI                : 57 

 

             Mesudiye İlçesinin Tarihi 

           20. yüzyılda yapılan arkeolojik araştırmalar Anadolu’nun çok eski bir yerleşim bölgesi olduğunu ortaya koymaktadır. Mesudiye M.Ö. II. Binin başlarında Anadolu’da hükümran olan Hitit ve Urartu Krallıklarının sınırı içinde gözükmektedir.

Daha sonra M.Ö. 670 yıllarında bölgeye Miletus’lular hâkim olmuşlardır. Miletuslular daha sonraki yıllarda Pontuslular’la iç içe yaşayarak onlarla bütünleştiler. Pontus Kralının M.Ö. 63–88 yıllarında Romalılara yenilmesiyle bu bölge Roma İmparatorluğunun bir eyaleti haline gelmiştir. Bölgemize Türkler ilk defa kavimler göçü esnasında gelmeye başladılar. (M.S.450) Anadolu Selçuklularından sonra, Danişment Gazi’nin kendi adıyla kurduğu Danişmentli Devletinin fütühatıyla yöre Türk-İslam hâkimiyetine girdi (1095–1175). Şimdiye kadar Ordu ve Mesudiye ile alakalı yıllarda, bir çok ansiklopedi ve yayınların tümünde, Ordu ve Mesudiye yöresinin Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında Trabzon ile birlikte fethedildiği yazılıdır. Mesudiye ve yöresi Osmanlılar tarafından değil 1380’li yıllarda Oğuz Çepni beylerinden Hacıemiroğulları tarafından fethedilmiştir.  Daha sonra 1427 yılında Osmanlılar bu bölgeyi ilhak etmişlerdir. Hacıemiroğulları’nın fethiyle birlikte bu bölgeye Oğuzlar’ın Çepni, Döğer, Eymür, Karkın, Alayuntlu, Bayındır ve İğdir boyları yerleşmiştir. Bu boylar çoğu yere kendi isimlerini veya fetihte yararlılık gösteren askerlerin ya da komutanların ismini vermişlerdir. Mesela İğdir dağı ismini İğdir boyundan, Musalı köyü ismini bu köyü fetheden komutandan almıştır.

         Hacıemiroğullarının bu bölgeyi fethiyle yönetim Türklerin eline geçmiştir. Türklerin engin hoş görüsü sayesinde bu bölgedeki Rumlar çok rahat bir hayat sürmüşlerdir. Dini hayatlarına karışılmayan bu insanlar demokratik haklarını kullanarak din değişikliğine kesinlikle gitmemişlerdir. 18. yüzyıl sonlarından itibaren Mesudiye bölgesine Rum ve Ermeniler göç etmeye başladılar.  Bir Rum Pontus Devleti hayal etmişler fakat nüfusları asla  bulamamıştır. Osmanlı Devleti’nin zayıflamasını fırsat bilerek isyana kalkışmışlar, bu girişimleri başarılı olmamış ve Lozan antlaşması ile söz konusu Rumlar Yunanistan ile mübadele edilmiştir.

(Devamı)

Devamını oku...